Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Haziran, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Sen ve Ben

Geçenlerde Power FM'de bir şarkıya rastladım. Resmen beni ele geçirdi. 
Çok yüksek olmayan bir tempo, akla takılan bir melodi ve bir kelimesini bile anlamadigim (arada bir "perişan" duydum sanki) sözlerin böyle cezbedici olmasi.. Beni benden aldı.

Kulak kesildim, baktım sözler Farsça gibi. Hemen SoundHound'u açtım, şarkıyı buldum: Man o tu.

Şarkıya sardıktan sonra öğrendim ki sözler Mevlana şiiri imiş. Aklım bir daha kaçtı. 

Şiirin Farsça ve Türkçesini yazayım, tam olsun.
Dinleyin, dinletin.

khonak an dam ke neshinim dar eyvan, man o to
be do naghsho be do soorat, be yeki jan, man o to
khosh o faregh ze khorafat-e-parishan, man o to
man o to, bi man o to, jam' shavim az sar-e-zogh

saadet zamanı: avluya doğru oturmuşuz, sen ve ben
endamımız çift, sûretimiz çift, rûhumuz tek, sen ve ben
bulandıran palavralardan âzâde, gamsız bir keyif, sen ve ben
sen ve ben, ne sen varsın ne de ben, bir olmuşuz aşk elinden





Ağzından Bal Damlayan 9 Adam

Biraz hastaysan, günlerini evde geçirmek zorundaysan.. Belki de bu havalar seni bozduysa, biraz kendinle kalmak istiyorsan.. Belki istifa etmiş, olanlardan ders çıkarmak üzereysen.. Sevgilinden ayrılmış, çok yalnız, depresyondaysan.. Hiçbiri değilsen belki, her koşulda seni sonsuz bir dinginlikle kucaklayacak 9 adam getirdim kulaklarına.. 

Onuncunun adını da sen koy!

Jamie Cullum - These are the days
Jason Mraz - Plane
Michael Bublé - Close your eyes
James Morrison - I won't let you go
Peter Cincotti - Madeline
Rufus Wainwright - Going to a town
Josh Groban - You raise me up
Jon Mclaughlin - Human
Dany Brillant - Dieu
Okura not: Vaktiyle "Kulaklara Layık 10 Sonbahar Kadını"nı da yakalamıştım buralarda. Hazır sonbahar kendini hatırlatırken, belki onlar da iyi gelir. Tıkla! :)

Çatalını Bıçağını Kullan!

Cheil Polonya'nın Polonya Kızılhaç'ı ile birlikte hayata geçirdiği bir proje var ki, tadından yenmez. 

Very Good Manners isimli kampanya, Polonya'da yaşayan ve günlük beslenme ihtiyacı, olması gerektiği gibi karşılanamayan 700 bin çocuğa nasıl bir faydamız dokunur sorusundan yola çıkılarak yaratılmış. 
Destekçilerin tek yapması gereken, kampanyaya katılan restoranlarda yemek yedikten sonra çatal ve bıçaklarını tabaklarına alışılagelmiş biçiminden biraz daha farklı bir biçimde bırakmak. Sonra hesaplarını öderken, yaklaşık 1,5 Euro'ya denk gelen bir yardımla kampanyaya katkı sağlayabiliyorlar. Zekice, etki bırakan bir iş. 
İşte buyurun: