Ana içeriğe atla

Vaktiyle Ayarımızı Kaçırmayı Başarmış 7 Çelik Şarkısı


Şimdi öyle cıbıl cıbıl envai çeşit enstrümana sarılıp poz veren adam, pek çoğumuzun çocukluk, ilk gençlik yıllarının popstarı. "Yapma annem bunu kendine" demek istese de, "bırak n'aparsa yapsın" deyiveriyor diller ileri demokratik yanlarımızı sızlatarak

Oysa ne ilk aşkların, ne yaşanmamış aşkların, ne yaz aşklarının sızısı var şu şarkılarda! 
Hep de aşk sızısı mı var arkadaş, hep mi aşk acısı! 

Hatırlayamazsanız şarkıların isimlerine tıklayın, dinleyin. 
Benden size güzellik. 


Afedersin

O şahane introsuyla anımsayacağınız bu şarkıda Çelik, bir imkansız aşk hikayesiyle karşımıza çıkıyor. İşin gırgırı bir yana, 1995 yılında yayınlanan Benimle Kal albümü, o dönem her yeri kasıp kavururken, bizim yazlık siteyi de ihmal etmemişti tabii. Bu şarkıyı ne zaman duysam, akşam saat 6 sularında güneş batarken, nüfusu azalan havuzda buluyorum kendimi. Kafeteryadan bu şarkı yükseliyor, ben güneş kaybolduğu için ince ince titriyor, şarkıya eşlik ediyorum. Hep bu çalıyor hep!


Hercai

Bir pop yıldızının efkarlı hayatından kesitler sunan klibiyle hafızalara kazınan şarkı, sokaktan çevireceğimiz 10 kişiden en az 5'i tarafından hala ve ısrarla ezbere söylenebilir. Şarkının klibinde dönemin en popüler alışveriş merkezi Akmerkez ve ilerleyen yıllarda başka bir popçunun gerçek eşi olacak Tuğba Altıntop da karşınıza çıkabilir, dikkat. 


Dilberim

Arabesk damarı kuvvetli bir Çelik şarkısı daha. Afedersin ve Hercai'nin de olduğu Benimle Kal albümünden bu şarkı, ki albümde neredeyse her şarkı ayrı hit! Bu şarkı sayesinde nice genç kızımız, aşkına Dilberim diye seslendi, sızlandı zamanında. Bir küçük travma hepimizin hayatında. 


Bu Şehirde

Sene '96. Yaman Sevda diyen Çelik, onun yanına, rock soslu bir iş sıkıştırmış ki düzenleme şahanesidir gözümde hala. Çelik'in kanımca kalması gereken sulardan biriyken, çabucak çıktığı bir tarza mensup şu şarkı. Yazıktır. Her klibinde olduğu gibi, bu klipte de Çelik konser görüntülerini bol bol kullanır, bayar.


Veda Etmem

Şahane slow! Sevgiliye "anam babam iki gözüm her şeyimsin" diyen şarkı, yürek dağlar. Sene 1998, klipte fönlü Çelik ve Doğa Bekleriz; hani şu, kulaklarını Japon yapıştırıcısıyla yapıştıran manken. Böyle gereksiz detayları silemediğimiz hafızalar bizi öldürecek! Her hasretin bir vuslatı var ulan. 


Sevdan Gözümün Bebeği

Denizler altında, televizyonda Çelik'i izleyen denizkızı hanım kızımızı izlediğimiz enfes kliple dimağlara kazınan muhteşem Çelik şarkısı. Hem yerli hem dibine kadar pop. Üstüne bir de ilan-ı aşklar filan havada uçuşuyor. Daha n'olsun! Allah'tan belamızı mı istiyoruz acaba?!


Kızımız Olacaktı

Her ne kadar İzel'den dinlemeye alışkın olsak da biz bunu, kapı gibi Çelik şarkısı işte. Kendisi de söyledi sonradan sonradan. Doğacak çocuğumuzun ismine dahi karar verdiğimiz yerde direkten dönen aşklarımızın üzerine, buzlu rakı niyetine. 




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sen ve Ben

Geçenlerde Power FM'de bir şarkıya rastladım. Resmen beni ele geçirdi. 
Çok yüksek olmayan bir tempo, akla takılan bir melodi ve bir kelimesini bile anlamadigim (arada bir "perişan" duydum sanki) sözlerin böyle cezbedici olmasi.. Beni benden aldı.

Kulak kesildim, baktım sözler Farsça gibi. Hemen SoundHound'u açtım, şarkıyı buldum: Man o tu.

Şarkıya sardıktan sonra öğrendim ki sözler Mevlana şiiri imiş. Aklım bir daha kaçtı. 

Şiirin Farsça ve Türkçesini yazayım, tam olsun.
Dinleyin, dinletin.

khonak an dam ke neshinim dar eyvan, man o to
be do naghsho be do soorat, be yeki jan, man o to
khosh o faregh ze khorafat-e-parishan, man o to
man o to, bi man o to, jam' shavim az sar-e-zogh

saadet zamanı: avluya doğru oturmuşuz, sen ve ben
endamımız çift, sûretimiz çift, rûhumuz tek, sen ve ben
bulandıran palavralardan âzâde, gamsız bir keyif, sen ve ben
sen ve ben, ne sen varsın ne de ben, bir olmuşuz aşk elinden





Periscope'uyoruz!

Biraz Paris'te turlamaya ne dersin? Ya da Riyad'da toplantıya yetişmeye? Milano'da metroya binsek? Maryland'deki kazları izlesek beraber?

Bunların hepsini yaparız tabii ömrümüz varsa. Seyircisi olmaksa bu ara hem bedava hem de fena eğlenceli. 

"Periscoping" gibi bir ifadeyi hayatımıza katan, şahane bir uygulamadan söz ediyorum: Periscope

Şurada daha bir yıl önce ortaya çıkan "dünyayı başkasının gözlerinden görme" fikrinden doğan bu "app", uygulamanın yaratıcıları Kayvon Beykpour ve Joe Bernstein'in aklından öptürecek cinsten. 

Uygulamanın resmi internet sitesinde dünyanın dört bir yanını görmenin büyüsünden bahsederken Kapadokya'ya da selam çakan adamlar, şu cümleyle gönülleri fethediyor: Bir fotoğraf, binlerce söze değer olabilir. Ama canlı bir video, seni başka bir yere götürebilir.

Nasıl çalışıyor? 

Bu arada sadece ios'larda çalışıyor. Ancak Android cihazlar için de uygulamanın eli kulağında. 

Uygulamayı indiriyor, varsa Twitter …

Haftanın Güzelleri: ActOrchestra - Sıfırdan Sonra

Hayatta bazı güzellikler var; hiç beklemediğiniz bir anda haberdar olduğunuz ve iyi ki de bana göründü dediğiniz güzellikler. İşte geçtiğimiz hafta ben böyle iki güzelliğe denk geldim.

Konuşmak? Yani bildiğimiz anlamda? Hayır.


Bursa'da bu yıl dördüncüsü düzenlenen "Bursa Uluslararası Balkan Ülkeleri Tiyatro Festivali", Devlet Tiyatroları'nın şahane etkinliklerinden biri oldu. Ancak bu festivalin bir oyunu vardı ki, sanırım sahne sanatları hakkında herhangi bir şey beni uzun zamandır böyle düşündürmedi.

Actorchestra'dan söz ediyorum. Bükreş Ulusal Tiyatrosu oyuncularının sahnelediği, tek perdelik bu oyunda herhangi bir dilde konuştukları söylenemez. Ancak herkese aynı anda aynı duyguları hissettirecek, senkron sıkıntısı yaşatmadan güldüren, coşkulandıran bir performans izlediğimizi içtenlikle söyleyebilirim. 
Aslında biraz önce her ne kadar "bir tiyatro festivalinde" kendisini "oyun" diye çağırmış olsam da, bu seyri doğru tanımlamak biraz güç. N…